Kartografya hiçbir zaman tarafsız olmamıştır. 16. ve 17. yüzyıllarda Avrupa'da üretilen Osmanlı topraklarını gösteren haritalar, dönemin siyasi iklimini, korkularını ve önyargılarını açıkça yansıtmaktadır.
Venedik ve Hollanda merkezli kartografya atölyeleri bu dönemde Osmanlı topraklarını gösteren çok sayıda harita üretti. Bu haritalarda Osmanlı sınırları zaman zaman abartılı biçimde büyük, bazen de kasıtlı olarak küçük gösterildi. Kullanılan yer adları, semboller ve renk kodlamaları bile dönemin Osmanlı algısını şekillendiriyordu.
Öte yandan Osmanlı kartografyası da Avrupa'dan bağımsız bir gelişim çizgisi izledi. Piri Reis'in 1513 tarihli dünya haritası, döneminin en gelişmiş coğrafi bilgisini yansıtan eserlerden biri olarak bugün hâlâ büyük hayranlık uyandırmaktadır.
Osmanlı dönemi haritalarını okumak, yalnızca dönemin coğrafyasını değil; iki medeniyetin birbirine nasıl baktığını da anlamamıza olanak tanır. Kartografya, siyasi ve kültürel tarihin aynı zamanda görsel bir belgesidir.